Türkçe / B1

Yüksek Ökçeler

Short story

Hatice Hanım genç yaşta dul kalmış zengin bir kadındı. Yeniden evlenmek istemiyor, Göztepe'deki büyük evinde yaşıyordu. En çok temizliğe ve dürüstlüğe önem veriyordu. Her sabah Eleni ve Gülter'le birlikte evi temizliyor, aşçı Mehmet'in de her gün temiz ve düzgün görünmesini istiyordu.

Evde çalışanlara tamamen güveniyordu. Yiyeceklerin bulunduğu yeri kilitlemiyor, parasını ortada bırakıyordu. Sık sık odaları dolaşıyor, mutfağa iniyordu. Çalışanlarına komşuların çalışanlarıyla görüşmemelerini söylüyordu. Mehmet de bu sözü dinliyor gibiydi: Hatice onu her zaman mutfakta yalnız buluyordu.

Hatice kısa boylu olduğu için evin içinde bile yüksek topuklu ayakkabılar giyiyordu. Merdivenleri hızla inip çıkarken topukları büyük bir gürültü çıkarıyordu. Sonunda başı dönmeye başladı. Çağırdığı doktor ilaç vermedi; yüksek topukları çıkarıp düz ve yumuşak terlikler giymesini söyledi.

Hatice doktorun sözünü dinledi. İki gün içinde baş dönmesi ve bacaklarındaki ağrılar geçti. Fakat vücudu rahat ederken evde gördükleri onu üzmeye başladı. Eleni'yi kendi diş fırçasını kullanırken, Gülter'i reçel yerken yakaladı. Mehmet de evdeki et yemeklerinden izinsiz yiyordu. Bir gün onu komşunun çalışanlarıyla büyük bir tabak pilavın başında görünce bütün yiyecekleri kilitledi.

Ertesi gün biraz geç kalktı. Eleni ve Gülter ortada yoktu. Mutfağa gidince Mehmet'in onları dizlerine oturttuğunu gördü. Konuşmalarını dinledi. Mehmet, Gülter'e neden artık şeker getirmediğini soruyordu. Gülter her yerin kilitli olduğunu söyledi. Sonra terliklerden şikâyet etti: Eskiden yüksek topukların sesini duyup Hatice'nin geldiğini anlıyorlardı. Şimdi ise hiçbir şey duyamıyor, her seferinde yakalanıyorlardı.

Hatice artık gerçeği öğrenmişti. Çalışanların davranışları iki günde değişmemişti. Onların yaptıklarını görmesini sağlayan, sessiz terliklerdi. Üçünü de hemen işten çıkardı.

Sonraki iki yıl boyunca yeni insanlar çalıştırdı, fakat onlarda da aynı sorunlarla karşılaştı. Bu üzüntü yüzünden sağlığı bozuluyordu. Sonunda yüksek topuklu ayakkabılarına döndü. Artık kötü davranışları görmüyor, kendini daha huzurlu hissediyordu. Başı yine dönmeye başladı ama doktora gitmedi. Çünkü doktorun onu sessiz terliklere döndürmesinden korkuyordu. Hiç olmazsa içinin rahat olduğunu söylüyordu.


English summary · includes the ending

Hatice is a wealthy young widow who cares greatly about cleanliness and honest behaviour. She trusts the people working in her house and leaves food and money unlocked. Because she is short, she wears noisy high heels, even indoors.

When she becomes dizzy, a doctor tells her to wear soft, flat slippers. Her health improves, but she starts catching her workers taking food and behaving in ways she dislikes. After locking the food away, she overhears them talking in the kitchen. They explain that her old shoes used to warn them when she was coming. The silent slippers have made their usual activities harder to hide.

Hatice dismisses all three workers. However, over the next two years, their replacements disappoint her too. Finally, she puts her high heels on again. She no longer sees the misconduct and feels happier. Although her dizziness returns, she avoids the doctor because he would recommend silent slippers again.

Adapted for Lejrbål from the credited source.
Read the source