Türkçe / C1
Tavşanın suyunun suyu
Köyden bir adam, bir gün Nasreddin Hoca'ya bir tavşan getirmişti. Hoca da bu misafirini büyük bir nezaket ve incelikle karşılamış, kendisine çorba ikram etmişti.
Bir haftanın sonunda adam tekrar geldi. Hoca, sanki kim olduğunu unutmuş gibi, kendisine sordu:
‘Siz kimsiniz acaba?’
‘Hani size tavşan getiren adam vardı ya, işte o benim’, diye karşılık verdi misafiri.
Bu hatırlatmanın ardından Hoca onu yeniden ağırladı.
Ne var ki tavşanın hikâyesi, onu getiren adamın ziyaretleriyle sınırlı kalmadı. Birkaç gün sonra başka adamlar da çıkageldi. Onlar da ağırlanmak istiyorlardı. Hoca kim olduklarını sorunca kendilerini hediyeyi getiren kişiye bağlayarak tanıttılar:
‘Biz size tavşan getiren adamın komşularıyız.’
Aradan birkaç gün daha geçti. Bu kez çok daha kalabalık bir topluluk geldi. Hoca, daha önceki ziyaretçilerde olduğu gibi, bunların da kim olduğunu sordu. Ancak aldığı cevapta tavşana uzanan bağ bir halka daha genişlemişti:
‘Biz, size tavşan getiren adamın komşularının komşularıyız.’
Hoca, bu uzak bağlantının sahiplerini de nezaketle karşıladı:
‘Hoş geldiniz!’
Sonra önlerine içi saf suyla dolu kocaman bir kap koydu. Bunun üzerine adamlar, kendilerine sunulan şeye bakıp sordular:
‘Bu nedir?’
‘Tavşanın suyunun suyu’, diye cevap verdi Hoca.
Misafirlerin kendilerini tanıtmak için kullandıkları dolaylı bağlantı, böylece Hoca'nın sunduğu şeyin adına da yansımıştı.
English summary · includes the ending
A man from the countryside brings Nasreddin Hoca a hare. Hoca welcomes him politely and gives him some broth. A week later, the man returns. Hoca seems to have forgotten him and asks who he is. The visitor reminds him of the hare, and Hoca receives him again.
After several days, a group of men arrives wanting to be entertained. Asked who they are, they explain that they are neighbours of the man who brought the hare.
A few days later, an even larger group comes. These visitors describe themselves as neighbours of the neighbours of the original gift-giver. Hoca welcomes them and places a large jar of plain water before them.
They ask what it is. He replies that it is the water of the water of the hare. His answer matches their distant connection to the gift with an equally distant connection to a meal.
Adapted for Lejrbål from the credited source.
Read the source