Türkçe / B2
Hamamdaki yumurtalar
Belgrad'da bir grup çocuk, Nasreddin Hoca'yı birlikte hamama gitmeye çağırır. Önceden hazırlık yapmış, çantalarına gizlice birkaç yumurta koymuşlardır.
Hamama girip soyunurlar ve taş bir sıraya otururlar. Ardından bir oyun önerirler: Herkes yumurtlayacak, yumurtlayamayan ise hamamın bütün masrafını karşılayacaktır.
Çocuklar tavuklar gibi gıdaklamaya başlar. Bir yandan da yanlarında getirdikleri yumurtaları taşın üzerine bırakırlar. Böylece önceden hazırladıkları yumurtalar, o anda yumurtlamış olduklarının göstergesi hâline gelir.
Hoca yaptıklarını görünce onların taklidine farklı bir hayvanla karşılık verir. Yüksek sesle horoz gibi öter. Çocuklar bu davranışın ne anlama geldiğini sorar.
«Bu kadar tavuğun olduğu yerde bir horozun bulunması gerekmez mi?», der Hoca.
Çocuklar, hamamın parasını ödetmek için yumurtlayamayanı ayıran bir kural ortaya atmıştır. Hoca ise onların kurduğu oyunun içinde kendine başka bir yer bulur: Hepsi tavuk gibi davranıyorsa o da horoz olacaktır. Cevap, yumurta aramak yerine oyunun kendi mantığını değiştirir. Öykü bu sözle sona erer; masrafı kimin ödediği anlatılmaz.
English summary · includes the ending
Some boys in Belgrade take Nasreddin Hoca with them to the public baths. Before arriving, they have secretly put several eggs in their bags. They go inside, undress and sit on a stone bench.
The boys propose a game: everyone must lay an egg, and whoever fails will have to pay the cost of the bath. They begin making noises like hens and place the eggs they brought on the bench. Their hidden preparation makes it look as if they have managed the impossible task.
Hoca sees what they are doing and gives a different animal performance. Instead of producing an egg, he makes a loud noise like a rooster. The boys ask what he means by it. Hoca answers that, where there are so many hens, a rooster is needed too.
His reply uses their own pretend farmyard to answer the trick. The anecdote ends with this answer, without saying who finally pays.
Adapted for Lejrbål from the credited source.
Read the source