Türkçe / B1

Doğan ve horoz

Short story

İnsanlarla birlikte avlanan bir kuş, bir horozla tartışıyordu. Horozların insanlara iyi davranmadığını, onlara teşekkür etmeyi bilmediğini söylüyordu.

Horoz, “Neden böyle düşünüyorsun? Ne yaptığımızı gördün?” diye sordu.

Kuş cevap verdi:

“İnsanlar size yemek hazırlıyor. Hayatınız boyunca yiyecek bulmak için uğraşmanız gerekmiyor. Sizinle ilgileniyor, sizi koruyorlar. Ama sizi çağırdıkları zaman kaçıyorsunuz. Bir çatıdan başka bir çatıya uçuyorsunuz.”

Sonra kendi türünden kuşları örnek verdi:

“Biz doğada yaşayan kuşlarız. Yine de insanlarla birkaç gün birlikte kalınca onların iyiliklerine karşılık veriyoruz. Yakaladığımız hayvanları onlara getiriyoruz. Ne kadar uzakta olsak da bir seslerini duyunca geri dönüyoruz.”

Horoz şöyle cevap verdi:

“Söylediklerin doğru. Ama aramızda bir fark var. Siz kendi türünüzden bir kuşu tavada pişerken hiç görmediniz. Biz ise kendi türümüzden kuşların ateşte piştiğini gördük. İnsanlardan bu yüzden kaçıyoruz. Siz de böyle bir şey görseydiniz onlardan uzak dururdunuz. Biz çatıdan çatıya kaçıyoruz; siz ise dağdan dağa kaçardınız!”


English summary · includes the ending

A falcon accuses a rooster and his kind of being ungrateful to humans. People prepare their food and protect them, so the birds can live without searching for something to eat. Yet, when people call them, they escape from one roof to another.

The falcon compares this behaviour with that of his own kind. Although falcons are wild birds, they become loyal after only a few days with humans. They bring people the animals they catch and return at a call, even from far away.

The rooster accepts the description but explains the difference. Falcons have never seen one of their own kind being cooked in a pan. Chickens have seen other chickens being roasted. If falcons had seen the same thing happen to their own kind, they too would avoid humans. They would escape from mountain to mountain, rather than merely from roof to roof.

Adapted for Lejrbål from the credited source.
Read the source